Özel Hukuk Davalarında Delil Listesi Sunulduktan Sonra Yeni Tanık Eklenebilir mi?


Delil listesi sunulduktan sonra yeni tanık bildirilebilir mi? İkinci tanık listesi verilebilir mi? HMK m. 240 ve HMK m. 145 kapsamında sonradan tanık bildirme şartları nelerdir?
Özel hukuk davalarında tarafların iddia ve savunmalarını hangi delillerle ispat edeceklerini süresinde bildirmeleri büyük önem taşımaktadır. Özellikle tanık deliline dayanılan davalarda, tanıkların usulüne uygun şekilde ve süresi içerisinde bildirilmemesi, ilgili tanığın dinlenememesi sonucunu doğurabilir.
Bu nedenle uygulamada sıkça karşılaşılan “Delil listesi verildikten sonra dosyaya yeni tanık eklenebilir mi?”, “İkinci tanık listesi verilebilir mi?” ve “Sonradan öğrenilen bir tanık mahkemece dinlenebilir mi?” sorularının cevaplanması önemlidir.
Deliller ne zaman bildirilmelidir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda tarafların delillerini mümkün olduğunca yargılamanın başında bildirmeleri öngörülmüştür.
Yazılı yargılama usulüne tabi davalarda dava dilekçesinde ve cevap dilekçesinde dayanılan delillerin gösterilmesi gerekir. Dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra ise ön inceleme aşamasına geçilir.
HMK'nın delillerin bildirilmesine ilişkin hükümlerinin temel amacı, tarafların hangi vakıaları hangi delillerle ispatlamaya çalıştığının yargılamanın erken aşamasında belirlenmesini ve davanın gereksiz yere uzamasının önlenmesini sağlamaktır.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da HMK sistematiğinde delillerin mümkün olduğunca dilekçeler aşamasında belirlenmesinin amaçlandığını ve süresinden sonra delil gösterilmesinin ancak kanunda öngörülen istisnai durumlarda mümkün olduğunu kabul etmektedir.
Tanık listesi nedir?
Tanık deliline ilişkin temel düzenleme HMK'nın 240. maddesinde yer almaktadır.
HMK m. 240/2 uyarınca tanık gösteren tarafın;
Tanığın ad ve soyadını,
Tebliğe elverişli adresini,
Tanığın hangi vakıa hakkında dinleneceğini
mahkemeye bildirmesi gerekir.
Kanunda ayrıca tanık listesinde gösterilmeyen kişilerin tanık olarak dinlenemeyeceği ve ikinci bir tanık listesi verilemeyeceği açıkça düzenlenmiştir. Bu nedenle, ilk tanık listesi hazırlanırken mümkün olduğunca bütün tanıkların eksiksiz şekilde bildirilmesi gerekir.
Delil listesi verildikten sonra yeni tanık eklenebilir mi?
Kural olarak hayır.
İlk tanık listesi usulüne uygun şekilde sunulduktan sonra, aynı vakıalar bakımından yeni bir tanık listesi verilmesi kural olarak mümkün değildir. Bunun temel nedeni HMK m. 240/2'de yer alan “ikinci bir liste verilemez” hükmüdür. Dolayısıyla örneğin davacı tarafın sunduğu ilk tanık listesinde üç kişi bulunuyorsa ve bu kişiler dışında dördüncü bir kişinin de tanık olarak dinlenmesi isteniyorsa, kural olarak daha sonra yeni bir tanık listesi sunularak bu kişinin dosyaya eklenmesi mümkün değildir.
Yargıtay uygulamasında da tanık listesinde gösterilmeyen kişilerin dinlenemeyeceği ve ikinci tanık listesi verilemeyeceği yönünde kararlar bulunmaktadır.
Ancak bu noktada HMK m. 145'te düzenlenen sonradan delil gösterilmesi hükmü önem kazanmaktadır.
HMK m. 145'e göre sonradan tanık bildirilebilir mi?
HMK m. 145 şu genel kuralı getirmektedir:
Taraflar, kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler.
Ancak aynı hükümde önemli bir istisnaya da yer verilmiştir. Buna göre bir delilin sonradan ileri sürülmesi;
Yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya
Delilin süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa
mahkeme tarafından sonradan gösterilmesine izin verilebilir.
Buradaki önemli soru şudur:
HMK m. 145'teki bu istisna, daha önce tanık listesi sunulmuş olmasına rağmen yeni bir tanığın sonradan bildirilmesine de uygulanabilir mi? Bu konuda öğretide farklı görüşler bulunmaktadır.
HMK m. 145 yeni tanık bildirilmesine uygulanabilir mi?
Bu konuda iki temel yaklaşım bulunmaktadır.
1. Görüş: İkinci tanık listesi verilemez.
Bir görüşe göre HMK m. 240/2'deki ikinci tanık listesi verme yasağı, HMK m. 145 karşısında özel bir düzenlemedir. Bu görüş kabul edildiğinde, taraf daha önce usulüne uygun şekilde tanık listesi sunmuşsa, daha sonra ortaya çıkan veya öğrenilen yeni bir tanığı HMK m. 145'e dayanarak ikinci bir liste ile bildiremez. Bu görüşe göre kanun koyucu HMK m. 240/2'de açıkça ikinci tanık listesini yasakladığından, HMK m. 145'in bu yasağı ortadan kaldıracak şekilde yorumlanması mümkün değildir. Öğretide bu yönde görüşler bulunmaktadır.
2. Görüş: HMK m. 145 istisnai olarak yeni tanık bildirilmesine izin verir.
Diğer görüşe göre ise HMK m. 145, deliller bakımından genel bir istisna hükmüdür ve tanık delili bakımından da uygulanabilir.
Buna göre;
Yeni tanığın daha önce bildirilmemesinde tarafın kusuru bulunmuyorsa,
Tanığın sonradan bildirilmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa,
Somut olayda HMK m. 145'teki koşullar gerçekleşmişse,
mahkemenin yeni tanığın dinlenmesine izin verebileceği kabul edilmektedir.
Örneğin taraf, tanık listesini sunduğu tarihte belirli bir kişinin olay hakkında bilgi sahibi olduğunu bilmiyor ve bunu daha sonra objektif olarak öğreniyorsa, somut olayın koşullarına göre HMK m. 145 kapsamında değerlendirme yapılması gündeme gelebilir. Ancak bu durum otomatik olarak yeni tanık bildirme hakkı doğurmaz. Mahkemenin somut olay bakımından HMK m. 145 koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmesi gerekir.
Yargıtay uygulamasında yeni tanık bildirilmesi
Yargıtay kararlarında tanık delilinin zamanında bildirilmesi konusunda oldukça sıkı bir yaklaşım bulunmaktadır. Örneğin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında, tarafın süresi içerisinde tanık deliline dayanmış olması halinde, usulüne uygun şekilde tanık listesinin sunulması ve tanıkların dinlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bununla birlikte, Yargıtay kararları ve doktrinde HMK m. 145'in tanık delili bakımından uygulanabileceğini savunan görüşler de bulunmaktadır.
Türkiye Barolar Birliği Dergisi'nde yayımlanan kapsamlı bir çalışmada da, HMK m. 240/2'deki ikinci tanık listesi yasağı ile HMK m. 145'teki sonradan delil gösterme imkânı arasındaki ilişki ayrıntılı biçimde ele alınmış; özellikle tanığın daha önce gösterilememesinde tarafın kusurunun bulunmadığı durumlarda HMK m. 145'in uygulanabileceğini savunan görüşlere yer verilmiştir.
Dolayısıyla “delil listesi verildikten sonra hiçbir koşulda yeni tanık bildirilemez” şeklinde mutlak bir ifade kullanmak hukuken isabetli olmayacaktır. Ancak bunun istisnai bir durum olduğu ve mahkemenin HMK m. 145 koşullarını somut olay bakımından değerlendireceği unutulmamalıdır.
Tanığın sonradan ortaya çıkması ile tanığın unutulması aynı şey değildir.
Uygulamada özellikle bu ayrım önem taşımaktadır. Örneğin taraf, tanık listesini hazırlarken bir kişinin olay hakkında bilgi sahibi olduğunu bildiği halde bu kişiyi listeye yazmayı unutmuşsa, daha sonra “tanığı unuttuk” şeklindeki bir gerekçenin HMK m. 145 bakımından yeterli kabul edilmesi oldukça güçtür. Buna karşılık, tanığın varlığının veya olay hakkında bilgi sahibi olduğunun tarafça daha önce bilinmesinin objektif olarak mümkün olmadığı durumlar farklı değerlendirilebilir.
Örneğin;
Tanığın olaydan çok sonra ortaya çıkması,
Tanığın kimliğinin sonradan öğrenilmesi,
Tanığın olay hakkında bilgi sahibi olduğunun sonradan anlaşılması,
Tanığın daha önce ulaşılamayacak durumda olması
gibi durumlar somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir. Burada belirleyici olan hususlardan biri, tanığın daha önce neden bildirilemediğinin somut ve inandırıcı şekilde açıklanabilmesidir.
İlk tanık listesinde boş yer bırakmak yeni tanık ekleme hakkı sağlar mı?
Hayır.
Örneğin taraf ilk tanık listesinde yalnızca iki tanık bildirmiş ve daha sonra “iki tanık daha bildireceğiz” şeklinde genel bir açıklama yapmışsa, bu açıklama tek başına ikinci bir tanık listesi verme hakkı sağlamaz. Tanıkların mümkün olduğunca isim ve adresleriyle birlikte usulüne uygun şekilde bildirilmesi gerekir.
Yargıtay da tanık deliline süresinde dayanılmış olması ile tanıkların usulüne uygun şekilde bildirilmesi arasındaki ayrımı önemsemektedir.
Karşı tarafın tanık listesi sunmasından sonra yeni tanık bildirilebilir mi?
Karşı tarafın sunduğu tanık listesinin içeriğinin öğrenilmesi, tek başına yeni tanık bildirmek için yeterli bir neden değildir. Örneğin davacı taraf üç tanık bildirmiş, davalı taraf da bu tanıkların beyanlarını gördükten sonra “bu tanıklara karşı yeni tanık dinletmek istiyorum” demişse, sırf karşı tarafın tanıklarının dinlenecek olması ikinci tanık listesi verilmesini kural olarak mümkün hale getirmez.
Yeni tanık bildirilmesi isteniyorsa yine HMK m. 240 ve HMK m. 145 kapsamında değerlendirme yapılması gerekir.
Islah yoluyla yeni tanık bildirilebilir mi?
Bu konu da ayrıca dikkat gerektirir.
Kural olarak yalnızca tanık listesini genişletmek amacıyla ıslah yoluna başvurulması, HMK m. 240/2'deki ikinci tanık listesi yasağını aşmanın güvenli bir yolu değildir. Bununla birlikte Yargıtay'ın bazı kararlarında, ıslah yoluyla yeni vakıaların davaya dahil edilmesi ve bu yeni vakıalara ilişkin delillerin gösterilmesi halinde, sırf HMK m. 240/2 gerekçe gösterilerek yeni vakıalara ilişkin tanıkların dinlenmesinden kaçınılamayacağı kabul edilmiştir.
Dolayısıyla ıslah ile yeni tanık bildirilmesi meselesinde, yalnızca tanığın eklenmek istenip istenmediğine değil, yeni tanığın hangi yeni vakıanın ispatı için gösterildiğine de bakılması gerekir.
Re'sen araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda durum farklı olabilir.
HMK'daki ikinci tanık listesi yasağının uygulanması bakımından davanın niteliği de önemlidir.
Re'sen araştırma ilkesinin uygulandığı bazı dava ve uyuşmazlıklarda hâkimin uyuşmazlığı aydınlatmak amacıyla delilleri kendiliğinden araştırması söz konusu olduğundan, klasik taraflarca getirilme ilkesine dayanan davalardan farklı değerlendirme yapılabilir. Yargıtay kararlarında da re'sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu davalarda kural olarak ikinci tanık listesi verilebileceğine ilişkin değerlendirmeler bulunmaktadır.
Bu nedenle her dava bakımından;
“Bu dava taraflarca getirilme ilkesine mi, yoksa re'sen araştırma ilkesine mi tabi?”
sorusunun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Sonradan tanık bildirmek isteyen taraf ne yapmalıdır?
Delil listesi verildikten sonra yeni bir tanığın dinlenmesi gerektiği düşünülüyorsa, mahkemeye sunulacak dilekçede yalnızca tanığın adı ve adresinin yazılması yeterli değildir.
Özellikle şu hususların açıklanması önemlidir:
1. Tanığın kim olduğu
Tanığın adı, soyadı ve tebliğe elverişli adresi belirtilmelidir.
2. Hangi vakıa hakkında dinleneceği
Tanığın hangi somut olay veya vakıa bakımından bilgi sahibi olduğu açıklanmalıdır.
3. Neden daha önce bildirilmediği
Tanığın neden ilk tanık listesinde gösterilemediği somut şekilde açıklanmalıdır.
4. Tarafın kusurunun bulunmadığı
Tanığın daha önce bildirilememesinin tarafın ihmalinden kaynaklanmadığı ortaya konulmalıdır.
5. Yargılamayı geciktirme amacı bulunmadığı
Yeni tanığın dinlenmesinin davayı uzatma amacı taşımadığı açıklanmalıdır.
6. HMK m. 145'e dayanılması
Somut olayda HMK m. 145 koşullarının gerçekleştiği ileri sürülerek mahkemeden açıkça yeni tanığın dinlenmesine izin verilmesi talep edilmelidir.
Sonuç: Delil listesine sonradan tanık eklenebilir mi?
Sonuç olarak özel hukuk davalarında delil listesi sunulduktan sonra yeni tanık eklenmesi kural olarak mümkün değildir. Bunun temel nedeni HMK m. 240/2'de yer alan “ikinci bir liste verilemez” düzenlemesidir. Ancak HMK m. 145 kapsamında sonradan delil gösterilmesine ilişkin istisnanın tanık delili bakımından uygulanıp uygulanamayacağı konusunda öğretide farklı görüşler bulunmaktadır.
Yargıtay uygulamasında da somut olayın özelliklerine göre farklı hukuki değerlendirmelerin gündeme gelebildiği görülmektedir. Bu nedenle özellikle tanığın daha önce neden bildirilemediği, tarafın bu konuda kusurunun bulunup bulunmadığı ve yeni tanığın bildirilmesinin yargılamayı geciktirip geciktirmeyeceği önem taşımaktadır. Bu şartların bulunduğu istisnai durumlarda mahkemeden HMK m. 145 kapsamında yeni tanığın dinlenmesine izin verilmesi talep edilebilir. Bununla birlikte, uygulamada hak kaybı yaşamamak için tanıkların mümkün olduğunca dava veya cevap dilekçesinde ve en geç kanunda öngörülen süreler içerisinde eksiksiz şekilde bildirilmesi gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Delil listesi verildikten sonra tanık eklenebilir mi?
Kural olarak hayır. HMK m. 240/2 uyarınca ikinci tanık listesi verilemez. Ancak HMK m. 145'teki şartların gerçekleştiği istisnai durumlarda sonradan tanık bildirilmesi mahkemenin değerlendirmesine sunulabilir.
İkinci tanık listesi vermek mümkün mü?
Kural olarak mümkün değildir. HMK m. 240/2 açık şekilde ikinci tanık listesi verilmesini yasaklamaktadır.
Sonradan öğrenilen tanık mahkemede dinlenebilir mi?
Somut olayın şartlarına göre mümkün olabilir. Özellikle tanığın daha önce bildirilememesinde tarafın kusuru bulunmaması ve sonradan bildirim yapılmasının yargılamayı geciktirme amacı taşımaması halinde HMK m. 145 kapsamında değerlendirme yapılması mümkündür.
Tanık listesinde adı olmayan kişi tanık olarak dinlenebilir mi?
Kural olarak hayır. HMK m. 240/2 gereğince tanık listesinde gösterilmeyen kişiler tanık olarak dinlenemez.
Tanık listesindeki bir tanığın yerine başka tanık yazılabilir mi?
Bu durumun da somut olay bakımından değerlendirilmesi gerekir. Tanık değişikliğinin ikinci tanık listesi yasağını dolanacak nitelikte olup olmadığı, tanığın neden değiştirildiği ve HMK m. 145 koşullarının bulunup bulunmadığı önem taşır.
Boşanma davasında sonradan tanık eklenebilir mi?
Boşanma davalarında da kural olarak HMK'nın tanık deliline ilişkin hükümleri uygulanır. Bu nedenle ilk tanık listesi verildikten sonra yeni tanık bildirilmesi kural olarak mümkün değildir. Ancak somut olayda HMK m. 145 kapsamında istisnai koşulların bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Her olayın kendi içerisinde değerlendirilmesi önemlidir. Yukarıdaki bilgiler, genel bilgilendirme amaçlı olup hukuki tavsiye niteliğinde değildir. Hak kaybı yaşanmaması için avukat yardımından yararlanılmasını öneririz. İletişim bilgilerimize Anasayfadan ulaşabilirsiniz.



Yorumlar