top of page

Muhdesat Aidiyetinin Tespiti Davası: Muhdesat Nedir, Nasıl İspatlanır?

Yazarın fotoğrafı: Avukat Büşra Yıldız
Avukat Büşra Yıldız
11 dakika önce
5 dakikada okunur

Miras kalan veya paylı mülkiyete konu olan bir taşınmaz üzerinde ortaklardan ya da mirasçılardan biri tarafından yapılan ev, bina, ahır, kuyu, ağaç veya benzeri yapı ve tesislerin kime ait olduğu, özellikle taşınmazın satılması veya ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası sırasında önemli bir hukuki sorun haline gelebilir.

Taşınmaz üzerindeki bu tür yapı ve tesislerin hangi paydaşa ait olduğunun belirlenmesi amacıyla muhdesat aidiyetinin tespiti davası gündeme gelebilir.

Özellikle “Miras kalan arsaya yaptığım ev diğer mirasçılarla mı paylaşılır?”, “Babamdan kalan tarlaya diktiğim ağaçların değeri kime ait?”, “Ortak taşınmaz üzerine yaptığım ev için hak talep edebilir miyim?” gibi sorular, muhdesat aidiyeti uyuşmazlıklarının temelini oluşturmaktadır.


Muhdesat Nedir?


Muhdesat, bir taşınmaz üzerinde sonradan meydana getirilen ve taşınmazın bütünleyici parçası hâline gelen yapı, tesis veya dikilen şeyleri ifade eder.

Örneğin;

  • taşınmaz üzerine yapılan ev,

  • bina,

  • ahır,

  • samanlık,

  • depo,

  • kuyu,

  • sulama tesisi,

  • dikilen ağaçlar,

  • bağ ve bahçe niteliğindeki dikimler

somut olayın özelliklerine göre muhdesat kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak taşınmaz üzerinde gerçekleştirilen her türlü masraf veya değer artırıcı işlem muhdesat olarak kabul edilmez. Muhdesatın niteliği, taşınmazla olan bağlantısı ve hukuki durumu somut olayın özelliklerine göre belirlenir.


Muhdesat Aidiyeti Nedir?


Muhdesat aidiyeti, taşınmaz üzerindeki yapı, tesis veya dikilen şeyin hangi kişi tarafından meydana getirildiğinin belirlenmesiyle ilgilidir.

Örneğin miras kalan bir arsa üzerinde mirasçılardan biri tarafından ev yapılmışsa ve daha sonra taşınmazın ortaklığının giderilmesi gündeme gelmişse, bu evin hangi mirasçı tarafından yapıldığının ve taşınmazın değerine ne ölçüde katkı sağladığının belirlenmesi önem taşıyabilir.

Buradaki temel mesele, taşınmazın mülkiyetinin kimde olduğu ile muhdesatın kimin tarafından meydana getirildiğinin birbirinden ayrılmasıdır.


Önemli Nokta: Muhdesatın Yapılması Taşınmazın Mülkiyetini Değiştirir mi?


Kural olarak muhdesatı meydana getiren kişinin, sırf muhdesatı kendisinin yapmış olması nedeniyle taşınmaz üzerinde ayrıca mülkiyet hakkı kazandığı söylenemez. Bununla birlikte muhdesatın taşınmazın değerine yaptığı katkı, özellikle ortaklığın giderilmesi ve satış bedelinin paylaştırılması aşamasında önem kazanabilir. Bu nedenle muhdesat aidiyetinin tespiti ile taşınmazın mülkiyetinin belirlenmesi aynı hukuki mesele değildir.


Muhdesat Aidiyetinin Tespiti Davası Nedir?


Muhdesat aidiyetinin tespiti davası, taşınmaz üzerindeki muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin tespit edilmesine yönelik bir dava türüdür. Bu dava özellikle taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılması veya taşınmazın satışının gündeme gelmesi halinde önem kazanır.

Örneğin;

Miras bırakanın vefatından sonra mirasçılara intikal eden bir taşınmaz üzerinde mirasçılardan biri tarafından ev yapılmış olabilir. Diğer mirasçılar daha sonra ortaklığın giderilmesini isteyebilir.

Bu durumda taşınmazın tamamının değeri ile üzerinde bulunan muhdesatın taşınmaza sağladığı değer artışının belirlenmesi gündeme gelebilir.


Miras Kalan Arsaya Yaptığım Ev Diğer Mirasçılarla Paylaşılır mı?


Bu soru muhdesat uyuşmazlıklarında en sık karşılaşılan sorunlardan biridir.

Miras kalan taşınmaz üzerinde mirasçılardan biri tarafından ev, yapı veya başka bir muhdesat meydana getirilmiş olması hâlinde, öncelikle muhdesatın kim tarafından ve ne şekilde meydana getirildiği değerlendirilir.

Daha sonra taşınmazın muhdesatlı ve muhdesatsız değerleri arasındaki farkın belirlenmesi gündeme gelebilir.

Örneğin;

  • taşınmazın muhdesatsız değeri 3.000.000 TL,

  • üzerindeki ev ile birlikte değeri 5.000.000 TL

olarak belirlenmişse, muhdesatın taşınmazın değerine yaptığı katkının ayrıca hesaplanması gündeme gelebilir.

Ancak somut olayda yapılacak hukuki ve teknik değerlendirmeye göre sonuca ulaşılması gerekir.

Bu nedenle “Evi ben yaptım, tamamı benimdir.” veya “Arsa miras kaldı, ev de otomatik olarak hepimizin.” şeklinde doğrudan bir sonuca varılması doğru değildir.


Muhdesat Aidiyeti Davası Ne Zaman Açılır?


Muhdesat aidiyetinin tespiti, ortaklığın giderilmesi davası açılmadan önce gündeme gelebileceği gibi, ortaklığın giderilmesi davası sırasında da ileri sürülebilir. Özellikle ortaklığın giderilmesi davasında taraflardan biri taşınmaz üzerindeki muhdesatın kendisine ait olduğunu ileri sürüyorsa, muhdesatın aidiyetinin belirlenmesi taşınmazın satış bedelinin paylaşımı bakımından önem taşıyabilir.

Ortaklığın giderilmesi davası devam ederken muhdesat aidiyeti konusunda uyuşmazlık ortaya çıkması hâlinde, somut olayın özelliklerine göre muhdesat aidiyetine ilişkin uyuşmazlığın çözümü beklenebilir. Bu nedenle muhdesat iddiasının ortaklığın giderilmesi davasındaki usuli durumla birlikte değerlendirilmesi gerekir.


Muhdesat Aidiyeti İçin Önceden Mirasçılarla Anlaşılmış Olması Gerekir mi?


Hayır.

Muhdesat iddiasında bulunulabilmesi için diğer mirasçıların önceden muhdesatın meydana getirilmesine açıkça izin vermiş olması her durumda zorunlu değildir.

Örneğin mirasçılar, miras kalan taşınmaz üzerine mirasçılardan birinin ev yapmasına başlangıçta karşı çıkmamış olabilir.

Daha sonra taşınmazın ortaklığının giderilmesi gündeme geldiğinde, evi yapan mirasçı muhdesatın kendisi tarafından meydana getirildiğini ve taşınmazın değerine katkı sağladığını ileri sürebilir. Ancak uyuşmazlık hâlinde, muhdesatın gerçekten iddia eden kişi tarafından meydana getirildiğinin hukuken geçerli delillerle ortaya konulması gerekir.


Muhdesat Aidiyeti Nasıl İspatlanır?


Muhdesat aidiyeti uyuşmazlıklarında ispat oldukça önemlidir.

Somut olayın özelliklerine göre;

  • tapu ve kadastro kayıtları,

  • yapı ruhsatı,

  • yapı kullanma izin belgesi,

  • belediye kayıtları,

  • elektrik ve su abonelikleri,

  • fatura ve ödeme belgeleri,

  • inşaat malzemelerine ilişkin belgeler,

  • banka kayıtları,

  • fotoğraf ve video kayıtları,

  • tanık beyanları,

  • keşif,

  • bilirkişi incelemesi

gibi deliller önem taşıyabilir.

Özellikle taşınmaz üzerindeki yapının hangi tarihte ve kim tarafından meydana getirildiğinin belirlenmesi açısından keşif ve bilirkişi incelemesi önem kazanabilir. Ancak hangi delillerin kullanılacağı ve bunların ispat gücü somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.


Muhdesat Aidiyeti Davasında Değer Nasıl Belirlenir?


Muhdesat aidiyeti uyuşmazlıklarında yalnızca “bu yapıyı kim yaptı?” sorusunun cevaplanması yeterli olmayabilir.

Taşınmazın;

muhdesat bulunmaksızın değeri

ile

muhdesat mevcut hâlde değeri

arasındaki farkın belirlenmesi de önem taşıyabilir.

Bu nedenle mahkeme tarafından keşif yapılması ve gerektiğinde bilirkişi incelemesine başvurulması gündeme gelebilir.

Örneğin taşınmaz üzerinde bulunan evin taşınmazın toplam değerine yaptığı katkı, teknik bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenebilir.


Muhdesat Aidiyeti ile Ortaklığın Giderilmesi Davası Arasındaki İlişki


Muhdesat aidiyeti uyuşmazlıkları özellikle ortaklığın giderilmesi davalarında önem taşır.

Ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşınmazın satılması veya başka bir yöntemle ortaklığın sona erdirilmesi gündeme gelebilir. Bu durumda taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın kimin tarafından meydana getirildiğinin ve taşınmazın değerine etkisinin belirlenmesi, satış bedelinin değerlendirilmesi bakımından önem taşıyabilir. Bu nedenle ortaklığın giderilmesi davası ile muhdesat aidiyeti arasındaki hukuki ilişkinin somut dosya üzerinden değerlendirilmesi gerekir.


Muhdesat Aidiyeti Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?


Ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar, 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı da taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiğini belirtmektedir.

Muhdesat aidiyeti uyuşmazlığının ortaklığın giderilmesi davasıyla bağlantılı olduğu durumlarda ise somut uyuşmazlığın niteliğine ve açılacak davanın konusuna göre arabuluculuk bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekir. Bu nedenle dava açılmadan önce uyuşmazlığın yalnızca “muhdesat aidiyeti” olarak mı, yoksa ortaklığın giderilmesi uyuşmazlığıyla birlikte mi ele alınacağının belirlenmesi önemlidir.


Muhdesat Aidiyetinin Tespiti Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?


Muhdesat aidiyetinin tespiti isteminde görevli mahkemenin belirlenmesi, davanın hukuki niteliğine göre yapılmalıdır.

Muhdesat aidiyetinin tespitine ilişkin uyuşmazlıklar kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmektedir.

Taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıklarda ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkisine ilişkin hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle dava açılmadan önce taşınmazın bulunduğu yer, davanın konusu ve ortaklığın giderilmesi davasıyla bağlantısı birlikte incelenmelidir.


Muhdesat Aidiyeti Davası Açmadan Önce Nelere Dikkat Edilmelidir?


Muhdesat aidiyeti konusunda dava açmayı düşünen kişinin öncelikle;

  1. Taşınmazın güncel tapu kaydını,

  2. Mirasçılık durumunu,

  3. Taşınmazın geçmiş kullanımını,

  4. Muhdesatın ne zaman meydana getirildiğini,

  5. Muhdesatı kimin meydana getirdiğini,

  6. Yapım giderlerinin kim tarafından karşılandığını,

  7. Yapı veya tesislere ilişkin resmi kayıtları,

  8. Ortaklığın giderilmesi davası bulunup bulunmadığını,

  9. Taşınmazın mevcut değerini,

  10. Muhdesatın taşınmazın değerine katkısını

değerlendirmesi önemlidir.

Özellikle ortaklığın giderilmesi davası açılmışsa, muhdesat iddiasının hangi aşamada ve hangi usuli yollarla ileri sürülebileceği ayrıca değerlendirilmelidir.


Sonuç


Muhdesat aidiyetinin tespiti davası, özellikle miras kalan veya hisseli taşınmazlar üzerinde mirasçılardan ya da paydaşlardan biri tarafından meydana getirilen yapı, tesis ve dikilen şeylerin kime ait olduğunun belirlenmesi bakımından önemli bir hukuki yoldur.

Miras kalan taşınmaz üzerine yapılan ev, dikilen ağaçlar, oluşturulan tesisler veya diğer muhdesatların taşınmazın değerine yaptığı katkı, özellikle ortaklığın giderilmesi sürecinde önem kazanabilir. Ancak her yapı veya değer artırıcı işlemin otomatik olarak muhdesat kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, muhdesatın bir kişi tarafından meydana getirilmiş olması da taşınmazın mülkiyetinin kendiliğinden o kişiye geçmesi sonucunu doğurmaz. Bu nedenle muhdesatın niteliği, aidiyeti, taşınmazın değerine katkısı ve ortaklığın giderilmesi sürecindeki etkileri somut olayın özelliklerine göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir.


Her olayın kendi içerisinde değerlendirilmesi önemlidir. Yukarıdaki bilgiler, genel bilgilendirme amaçlı olup hukuki tavsiye niteliğinde değildir. Hak kaybı yaşanmaması için avukat yardımından yararlanılmasını öneririz. İletişim bilgilerimize Anasayfadan ulaşabilirsiniz.


 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

©2023, C&Y Hukuk - Av. Büşra Yıldız. Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page