top of page

Evlilikte Alınan Ev Ve Arabanın Boşanmada Paylaşılması

Yazarın fotoğrafı: Avukat Büşra Yıldız
Avukat Büşra Yıldız
5 Eki
7 dakikada okunur

Boşanma sürecinde eşlerin en çok merak ettiği konulardan biri, evlilik birliği içinde alınan ev veya arabanın boşanmadan sonra kime ait olacağıdır.

Özellikle evlilik sırasında eşlerden biri adına satın alınan ev, araba veya diğer malvarlığı değerlerinin boşanma halinde otomatik olarak o eşte kalacağı düşüncesi her zaman doğru değildir.

Boşanmada ev ve araba bakımından yapılacak hukuki değerlendirmede; malın ne zaman edinildiği, hangi mal rejiminin uygulandığı, malın bedelinin nasıl karşılandığı, malın kimin adına kayıtlı olduğu, kredi kullanılıp kullanılmadığı ve mal rejiminin sona erdiği tarih gibi birçok unsur önem taşır.

Türk Medeni Kanunu kapsamında eşler arasında yasal mal rejimi olarak kural olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanmaktadır. Eşler arasında mal rejimi sözleşmesi yapılmış olması halinde ise uygulanacak rejimin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.


EVLİLİK SIRASINDA ALINAN EV BOŞANMADA PAYLAŞILIR MI?


Evlilik devam ederken satın alınan bir evin boşanma halinde paylaşılması, evin hangi tarihte ve hangi kaynakla edinildiğine göre belirlenir.

Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması halinde, evlilik süresince karşılığı verilerek edinilen malvarlığı değerleri kural olarak edinilmiş mal kapsamında değerlendirilebilir. Bu nedenle evin yalnızca eşlerden birinin adına kayıtlı olması, diğer eşin mal rejiminden kaynaklanan hiçbir hakkının bulunmadığı anlamına gelmez.

Örneğin;

Eşlerden biri adına kayıtlı bir ev, evlilik sırasında maaş gelirleri veya kullanılan konut kredisiyle satın edilmişse, şartlarına göre diğer eşin bu taşınmazdan kaynaklanan bir katılma alacağı doğabilir. Burada önemli olan, tapuda kimin malik olduğu kadar, taşınmazın edinilme tarihi ve finansman kaynağıdır.


EV SADECE KOCANIN VEYA KADININ ÜZERİNE KAYITLIYSA BOŞANMADA PAYLAŞILIR MI?


Eşlerden biri adına kayıtlı olan evin boşanmada paylaşılıp paylaşılmayacağı konusunda tapu kaydı tek başına belirleyici değildir.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde, malın kimin adına kayıtlı olduğundan ziyade malın edinilme niteliği önem taşır.

Örneğin ev;

  • Evlilik sırasında satın alınmışsa,

  • Satın alma bedeli çalışma karşılığı elde edilen gelirlerle ödenmişse,

  • Eşlerden birinin adına kayıtlıysa,

diğer eşin mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan bir alacak hakkı doğması mümkün olabilir.

Ancak evin evlilikten önce edinilmiş olması, miras yoluyla kazanılması veya karşılıksız kazanma yoluyla elde edilmesi gibi durumlarda farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir.


BOŞANMADA EVİN YARISI DİĞER EŞE Mİ VERİLİR?


Bu konuda kamuoyunda sık karşılaşılan “evlilik sırasında alınan ev boşanmada yarı yarıya bölünür” şeklindeki yaklaşım hukuken her olay bakımından doğru değildir.

Mal rejiminin tasfiyesinde kural olarak taşınmazın tapusunun iki eş adına geçirilmesi veya taşınmazın fiziksel olarak ikiye bölünmesi söz konusu değildir. Bunun yerine şartları oluştuğunda katılma alacağı hesaplanır. Dolayısıyla eşlerden biri adına kayıtlı 4 milyon TL değerindeki bir ev bakımından diğer eşin doğrudan 2 milyon TL alacağı olduğu sonucuna her durumda ulaşılamaz.

Hesaplamada;

  • Evin edinilmiş mal niteliğinde olup olmadığı,

  • Evin edinildiği tarih,

  • Mal rejiminin sona erdiği tarih,

  • Taşınmaz üzerindeki kredi ve diğer borçlar,

  • Kişisel maldan yapılan katkılar,

  • Denkleştirme,

  • Eklenecek değerler,

  • Varsa değer artış payı

gibi unsurlar dikkate alınabilir.


EVLİLİKTE ALINAN ARABA BOŞANMADA PAYLAŞILIR MI?


Evlilik sırasında satın alınan araba da mal rejiminin tasfiyesinde gündeme gelebilir.

Otomobilin eşlerden birinin adına kayıtlı olması, diğer eşin hiçbir hakkının bulunmadığı anlamına gelmez.

Örneğin otomobil;

  • Evlilik sırasında satın alınmış,

  • Eşlerden birinin maaşından ödenmiş,

  • Kredi kullanılarak alınmış veya

  • Edinilmiş mallardan elde edilen gelirlerle finanse edilmişse,

aracın niteliğine göre mal rejiminin tasfiyesi kapsamında değerlendirme yapılabilir.

Ancak aracın evlilik öncesinde satın alınması veya miras ya da bağış yoluyla edinilmesi gibi durumlarda farklı değerlendirme yapılması gerekir.


ARABA KİMİN ÜZERİNEYSE BOŞANMADA ONA MI KALIR?


Aracın ruhsatının eşlerden birinin adına olması, aracın mal rejimi bakımından mutlaka kişisel mal olduğu anlamına gelmez.

Ruhsatta veya tescil kaydında malik olarak görünen eş araç üzerindeki mülkiyet hakkını koruyabilir; ancak diğer eşin mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağı veya şartları varsa başka bir alacak hakkı gündeme gelebilir. Bu nedenle “Araba benim üzerime, eşimin hiçbir hakkı yok” veya “Araba evlilikte alındı, kesin olarak yarısı benim” şeklindeki değerlendirmeler somut olay incelenmeden yapılamaz.


EVLİLİK SIRASINDA ALINAN EV KREDİYLE ALINDIYSA NE OLUR?


Konut kredisiyle alınan taşınmazlarda hesaplama daha ayrıntılı hale gelebilir. Örneğin eşlerden biri adına kayıtlı taşınmazın satın alınması sırasında yüksek miktarda konut kredisi kullanılmış ve kredi ödemeleri evlilik boyunca devam etmişse, kredi ödemelerinin hangi kaynaklardan yapıldığı ve mal rejiminin sona erdiği tarihteki borç durumu önem taşıyabilir. Bu nedenle yalnızca evin satış bedeline veya güncel piyasa değerine bakılarak katılma alacağının belirlenmesi her zaman yeterli değildir.

Kredi sözleşmesi, ödeme planı, banka hesap hareketleri ve taşınmazın edinim tarihi gibi belgeler mal rejiminin tasfiyesi bakımından önem taşıyabilir.


EŞLERDEN BİRİ EVİN ALIMINA PARA KATKISI YAPTIYSA NE OLUR?


Eşlerden birinin diğer eş adına kayıtlı taşınmazın satın alınmasına maddi katkıda bulunması halinde, somut olayın özelliklerine göre katılma alacağı, değer artış payı veya katkı payı alacağı gibi farklı hukuki kurumlar gündeme gelebilir.

Örneğin;

  • Eşlerden birinin kendi birikimini kullanması,

  • Miras yoluyla elde ettiği parayı taşınmazın alımında kullanması,

  • Kişisel malını satarak elde ettiği parayı konut alımına aktarması

gibi durumlar ayrıca değerlendirilmelidir.

Özellikle kişisel maldan yapılan katkının belgelenmesi, mal rejiminin tasfiyesi bakımından önemli olabilir.


MİRAS PARASIYLA ALINAN EV BOŞANMADA PAYLAŞILIR MI?


Eşlerden birinin miras yoluyla elde ettiği para ile ev satın alması halinde, taşınmazın mal rejimi bakımından değerlendirilmesi daha farklı olabilir.

Miras yoluyla elde edilen malvarlığı değerleri kural olarak kişisel mal niteliğindedir. Ancak miras parasının daha sonra bir taşınmazın satın alınmasında kullanılması halinde, paranın kaynağının ve taşınmazın edinilmesiyle olan bağlantısının ortaya konulması önem taşır. Bu nedenle “Ev miras parasıyla alındı” iddiasının banka kayıtları, miras belgeleri, satış belgeleri ve diğer delillerle desteklenmesi önem taşıyabilir.


EVLİLİK ÖNCESİ ALINAN EV BOŞANMADA PAYLAŞILIR MI?


Evlilikten önce satın alınan bir taşınmazın durumu, evlilik sırasında edinilen taşınmazlardan farklıdır.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait olan malvarlığı değerleri kural olarak kişisel mal niteliğindedir. Bu nedenle bir eşin evlilikten önce satın aldığı ev, sırf evlilik devam ederken kullanılmış olması nedeniyle diğer eşle otomatik olarak yarı yarıya paylaşılmaz. Ancak evlilik sırasında bu taşınmaza diğer eş tarafından yapılan katkılar veya taşınmazın finansmanına ilişkin özel durumlar bulunuyorsa, somut olay bakımından ayrıca alacak hakkı doğup doğmadığının incelenmesi gerekebilir.


EVLİLİK ÖNCESİ ALINAN ARABA BOŞANMADA PAYLAŞILIR MI?


Aynı şekilde, eşlerden birinin evlilikten önce satın aldığı araç kural olarak o eşin kişisel malı niteliğinde değerlendirilebilir. Ancak araçla ilgili evlilik sırasında yapılan ödemeler, krediler veya diğer eşin katkıları bulunuyorsa somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirme yapılması gerekebilir.


BOŞANMA DAVASI AÇILDIKTAN SONRA ALINAN EV VE ARABA PAYLAŞILIR MI?


Bu sorunun cevabında mal rejiminin sona erdiği tarih büyük önem taşır.

Türk Medeni Kanunu'nun 225. maddesine göre boşanma halinde mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona erer. Dolayısıyla boşanma davasının açıldığı tarih ile boşanma kararının kesinleştiği tarih birbirinden ayrılmalıdır.

Örneğin boşanma davası 2024 yılında açılmış, dava 2026 yılında kesinleşmişse, mal rejiminin sona ermesi bakımından kural olarak boşanma davasının açıldığı tarih dikkate alınır. Bu nedenle boşanma davasının devam ettiği dönemde satın alınan bir ev veya araba bakımından da edinimin hangi tarihte gerçekleştiği ve finansman kaynağı ayrıca değerlendirilmelidir.


BOŞANMA DAVASINDAN ÖNCE EV SATILIRSA NE OLUR?


Eşlerden birinin boşanma davasından önce adına kayıtlı bir evi satması, diğer eşin mal rejiminden kaynaklanan haklarının her durumda ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Özellikle malvarlığının diğer eşin katılma alacağını azaltma amacıyla elden çıkarıldığı iddiası varsa, Türk Medeni Kanunu'nun 229. maddesi kapsamında eklenecek değerler bakımından inceleme yapılması gündeme gelebilir.

Bu nedenle satış işleminin;

  • Tarihi,

  • Satış bedeli,

  • Gerçek satış bedeli,

  • Alıcının kim olduğu,

  • Bedelin ödenip ödenmediği,

  • Satıştan elde edilen paranın akıbeti

gibi hususlar önem taşıyabilir.


BOŞANMADA EV VE ARABA PAYLAŞIMI NASIL HESAPLANIR?


Mal rejiminin tasfiyesinde tek bir formül bütün dosyalara uygulanamaz.

Genel olarak öncelikle;

1. Mal rejiminin belirlenmesi

Taraflar arasında hangi mal rejiminin uygulandığı tespit edilir.

2. Mal rejiminin sona erme tarihinin belirlenmesi

Boşanma halinde kural olarak boşanma davasının açıldığı tarih dikkate alınır.

3. Malların belirlenmesi

Taşınmaz, araç, banka hesabı, şirket hissesi ve diğer malvarlığı değerleri tespit edilir.

4. Malların niteliğinin belirlenmesi

Her malın edinilmiş mal mı yoksa kişisel mal mı olduğu değerlendirilir.

5. Borçların ve katkıların hesaplanması

Malın edinilmesi nedeniyle mevcut borçlar ile kişisel mal katkıları ve diğer hesap unsurları değerlendirilir.

6. Katılma alacağının belirlenmesi

Yasal şartların oluşması halinde eşin artık değer üzerindeki hakkı hesaplanır.

Bu hesaplamalar çoğu dosyada bilirkişi incelemesini gerektirebilir.


BOŞANMADA EVİN TAPUSU DİĞER EŞE GEÇER Mİ?


Mal rejiminin tasfiyesi sonucunda doğan alacak hakkı ile taşınmazın mülkiyet hakkı birbirinden farklıdır. Bu nedenle mal paylaşımı davasının sonucunda her durumda evin tapusunun diğer eşe geçirilmesi söz konusu olmaz.

Kural olarak mal rejiminin tasfiyesi sonucunda para alacağı ortaya çıkabilir. Ancak somut olayda taşınmazın mülkiyetine ilişkin ayrıca talep ve hukuki sebepler bulunması halinde farklı değerlendirmeler yapılabilir. Bu nedenle “Boşanınca evin tapusu eşime geçer mi?” sorusunun cevabı, yalnızca evlilik süresince satın alınmış olmasına bakılarak verilemez.


MAL PAYLAŞIMI DAVASINDA EV VE ARABA NASIL DEĞERLENDİRİLİR?


Mal rejiminin tasfiyesinde malın değerinin belirlenmesi önemli bir aşamadır.

Özellikle taşınmazlar bakımından;

  • Konum,

  • Metrekare,

  • Yapının özellikleri,

  • İmar durumu,

  • Emsal satışlar,

  • Taşınmazın piyasa değeri

gibi unsurlar dikkate alınabilir.

Araçlarda ise;

  • Marka,

  • Model,

  • Model yılı,

  • Kilometre,

  • Hasar durumu,

  • Piyasa rayici,

  • Araç üzerindeki borç ve takyidatlar

gibi unsurlar önem taşıyabilir.

Bu nedenle özellikle yüksek değerli malvarlıklarında bilirkişi incelemesi mal rejiminin tasfiyesi bakımından önemli hale gelebilir.


MAL PAYLAŞIMI DAVASINDA HANGİ BELGELER GEREKLİDİR?


Evlilik sırasında edinilen ev veya arabanın mal rejimi bakımından değerlendirilmesi için aşağıdaki belgeler önem taşıyabilir:

  • Tapu kayıtları,

  • Araç tescil kayıtları,

  • Satış sözleşmeleri,

  • Kredi sözleşmeleri,

  • Banka hesap hareketleri,

  • Kredi ödeme dekontları,

  • Maaş ve gelir kayıtları,

  • Miras belgeleri,

  • Bağış belgeleri,

  • Vergi kayıtları,

  • Sigorta ve hasar kayıtları,

  • Taşınmaz değerleme raporları.

Özellikle malın kişisel mal olduğu veya kişisel maldan finanse edildiği ileri sürülüyorsa, malın kaynağını gösteren belgeler büyük önem taşıyabilir.


MAL PAYLAŞIMI DAVASI NE ZAMAN AÇILIR?


Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talepler, boşanma davasından bağımsız olarak gündeme gelebilir.

Eşler arasındaki mal rejiminden kaynaklanan uyuşmazlıklar, Türk Medeni Kanunu'nun 202-281. maddeleri arasında düzenlenen mal rejimi hükümleri kapsamında değerlendirilir. Yargıtay'ın görev dağılımına ilişkin kararlarında da eşler arasındaki mal rejimlerinden kaynaklanan davalar ayrı bir kategori olarak belirtilmektedir. Ancak dava açma zamanı bakımından zamanaşımı, boşanma kararının kesinleşmesi ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle boşanma kararının kesinleşmesinden sonra mal paylaşımı konusunda hak kaybı yaşamamak için sürenin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.


MAL PAYLAŞIMI DAVASINDA HUKUKİ DEĞERLENDİRME NEDEN ÖNEMLİDİR?


Evlilik sırasında alınan ev veya araba bakımından yalnızca tapu ya da ruhsat kaydına bakılarak sonuca ulaşılması çoğu zaman yeterli değildir.

Özellikle;

  • Evin evlilik öncesi alınması,

  • Evin evlilik sırasında alınması,

  • Konut kredisi kullanılması,

  • Aracın krediyle alınması,

  • Miras parasının kullanılması,

  • Aileden gelen parayla taşınmaz alınması,

  • Eşlerin birlikte ödeme yapması,

  • Malın boşanmadan önce satılması,

  • Malın üçüncü kişiye devredilmesi

gibi durumların her biri farklı hukuki değerlendirmeleri gerektirebilir.

Bu nedenle mal rejiminin tasfiyesinde malın edinim tarihi, finansman kaynağı ve malvarlığının niteliğinin birlikte incelenmesi gerekir.


SONUÇ: BOŞANMADA EV VE ARABA NE OLUR?


Evlilik birliği içerisinde alınan ev veya araba, boşanma halinde yalnızca tapu veya ruhsat kimin adına kayıtlı olduğu üzerinden değerlendirilmez.

Öncelikle taraflar arasında uygulanan mal rejimi, malın edinildiği tarih, edinim şekli, finansman kaynağı, mal rejiminin sona erme tarihi ve varsa eşlerin yaptıkları katkılar belirlenmelidir.

Edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması halinde, evlilik sırasında karşılığı verilerek edinilen ev veya araba edinilmiş mal niteliğinde olabilir ve mal rejiminin tasfiyesi sonucunda diğer eş lehine katılma alacağı doğabilir.

Buna karşılık evlilik öncesinde edinilen, miras veya bağış yoluyla kazanılan mallar bakımından farklı hükümler uygulanabilir.

Dolayısıyla “Evlilikte alınan ev boşanmada paylaşılır mı?”, “Araba kimin olur?” veya “Eşimin üzerine kayıtlı evden hakkım var mı?” sorularının cevabı, her dosyanın kendine özgü koşulları incelenerek belirlenmelidir.

Mal rejiminin tasfiyesi, özellikle yüksek değerli taşınmaz, araç ve diğer malvarlığı değerlerinin bulunduğu uyuşmazlıklarda ayrıntılı hukuki ve mali inceleme gerektirebilir.


Her olayın kendi içerisinde değerlendirilmesi önemlidir. Yukarıdaki bilgiler, genel bilgilendirme amaçlı olup hukuki tavsiye niteliğinde değildir. Hak kaybı yaşanmaması için avukat yardımından yararlanılmasını öneririz. İletişim bilgilerimize Anasayfadan ulaşabilirsiniz.

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

©2023, C&Y Hukuk - Av. Büşra Yıldız. Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page