TEBLİGAT NEDİR VE SÜRELERİ NASIL HESAPLANIR?
- Avukat Büşra Yıldız

- 8 Nis
- 4 dakikada okunur
TÜRK HUKUKUNDA TEBLİGAT NASIL YAPILIR?
Türk hukuk sistemimizde yapılış şekline göre; PTT vasıtasıyla yapılan tebligat, memur vasıtasıyla yapılan tebligat, doğrudan tebligat, ilanen tebligat ve elektronik posta yoluyla yapılan tebligat (diğer adıyla e-tebligat) olmak üzere 5 çeşit tebligat yöntemi bulunmaktadır.
TEBLİGAT HANGİ ADRESE YAPILIR?
Kural olarak tebligat yapmaya yetkili tek kurum Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü yani PTT tarafından yapılabilmektedir. Dolayısıyla başka bir kurum vasıtasıyla tebligat yapılabilmesi mümkün olmamakla PTT tebligat yapılabilmesi için tek kurumdur. Ayrıca PTT vasıtası ile yapılan Tebligatların İadeli Taahhütlü mektupla yapılması zorunludur.
Mahkeme veya icra müdürlüğü kaleminde veya adliyedeki duruşma esnasında da tebligat yapılması mümkündür. Ayrıca noterler ve kolluk tarafından da tebliğ yapılabilmektedir.
Tebligat Kanununun 10. maddesinde belirtildiği üzere, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." Burada açıkça belirtildiği üzere, tebligat öncelikle kişinin bilinen adresine yapılır. Bu durumda ayrıca adres araştırması yapılmaksızın kişinin Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi'ndeki adresine bakılır. 2. fıkrada "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." Bu durumda kişinin bilinen adresine tebligat yapılamaması halinde MERNİS'te kayıtlı adresine tebligat yapılacaktır. Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinde "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükmü amirdir. Ayrıca 2. fıkrada "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükmü bulunmaktadır. Bu durumda da kişinin MERNİS adresinde bulunmaması, o adreste hiç oturmamış olması yahut imzadan veya tebellüğden imtina edilmesi halinde tebliğ memuru, adres kapısına bir muhtıra yapıştırarak tebliğ edilecek evrakı o yerin muhtarına bırakacaktır. Bu durumda gelen evraka karşı yapılacak bir hukuki işlem var ise, süre hesabı tebliğ evrakın muhtara bırakıldığı günden başlayacaktır. Yani evrak, muhtara bırakıldığı gün tebliğ edilmiş sayılacaktır.
Özetle, tebligat yapılırken öncelikle kişinin bilinen adresine tebligat yapılması gerekmektedir. Tebligatın bu adreste tebliğ edilememesi halinde, kişinin Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi'ndeki adresine tebligat çıkartılacaktır. Burada da tebligatın yapılamaması halinde ise son olarak kişinin MERNİS'teki adresine Tebligat Kanunu 21. maddesine göre tebligat çıkarılır. Bu durumda kişinin MERNİS'teki adresinin kapısına muhtıra yapıştırılmak suretiyle, bulunduğu yer muhtarlığına evrak teslim edilir ve bu durumda tebligat usulüne uygun olarak yapılmış sayılır.
İLANEN TEBLİGAT NEDİR?
Kişinin bilinen adresi veya MERNİS'te kayıtlı adresinin bulunmaması halinde, tebligatlar Tebligat Kanunu 28. maddesinde "Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır." hükmü üzerine ilanen yapılır. Bu durumda tebligat Resmi Gazete veya Basın İlan Kurumu ilan portalı (ilan.gov.tr) üzerinden duyurularak yapılır. İlanen tebligat için muhatabın kimliğinin belli olması, muhatap adresinin meçhul olması, muhatap hakkında adres araştırmasının yapılmış olması ve ilanen tebligat için gerekli masrafların yatırılmış olması gerekmektedir.
E-TEBLİGAT NEDİR VE E-TEBLİGATTA SÜRE NASIL HESAPLANIR?
E-tebligat, tebligatın elektronik posta yoluyla Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) üzerinden yapılmasıdır.
Tebligat Kanunu 7/a maddesinde ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 6. fıkrasında "Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." hükmü düzenlenmiştir. Buradan anlaşılacağı üzere, e-tebligat ile yapılan tebligatlarda süre hesabı yapılırken, tebligatın geldiği günün ertesi gününden başlamak üzere 5 gün sayılması ile tebligatın yapıldığı sayılmaktadır. Bu durumda tebligata karşı herhangi bir işlem yapılması gerekmekte ise, bu işlemin süresi 5. günden itibaren hesaplanacaktır. Örneğin 1 Ocak'ta e-tebligat ile tebliğ edilen icra takibi ödeme emrine karşı 7 günlük itiraz süresi için e-tebligat 6 Ocakta yapılmış sayılır ve itirazın son günü 13 Ocak olacaktır.
KEP NEDİR VE KEP'TEN YAPILAN TEBLİGATLARDA SÜRE NASIL HESAPLANIR?
KEP (Kayıtlı Elektronik Posta), hukuki geçerliliği olan, resmi yazışmalar için güvenli e-posta iletim sistemidir.
Kayıtlı Elektronik Posta Sistemine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 12. Maddesinde "(1)Hesap sahibinin ya da işlem yetkilisinin, KEP hesabına erişerek gelen iletileri kontrol etmesi esastır. (2) Mücbir sebep hâlleri dışında KEP hesabına erişilmemesi durumunda o işgünü içinde gelen iletinin ertesi işgünü hesap sahibine ulaştığı ve okunduğu kabul edilir." Bu durumda ise, kişinin KEP adresine gelen evrak, ertesi gün tebliğ edilmiş sayılacağından süre hesabı da yine ertesi gün üzerinden yapılmalıdır.
Sonuç olarak;
PTT aracılığıyla yayınlanan KAYITLI ELEKTRONİK POSTA UYGULAMA ESASLARI'nda da belirtildiği üzere,
"9. Kayıtlı Elektronik Posta Hesabının Kontrol Edilmesi
9.1. Hesap sahibinin ya da işlem yetkilisinin, KEP hesabına erişerek gelen iletileri kontrol
etmesi esastır.
9.2. Mücbir sebep hâlleri dışında KEP hesabına erişilmemesi durumunda o işgünü içinde
gelen;
KEP iletisinin ertesi işgünü,
e-Tebligat iletisinin ise ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda,
hesap sahibine ulaştığı ve okunduğu kabul edilir." (Kaynak için tıklayınız.)
Her olayın kendi içerisinde değerlendirilmesi önemlidir. Yukarıdaki bilgiler, genel bilgilendirme amaçlı olup hukuki tavsiye niteliğinde değildir. Hak kaybı yaşanmaması için avukat yardımından yararlanılmasını öneririz. İletişim bilgilerimize Anasayfadan ulaşabilirsiniz.
Yorumlar