top of page

Banka Hesabını Kullandırma Dolandırıcılık Suçu ve Beraat

Yazarın fotoğrafı: Avukat Büşra Yıldız
Avukat Büşra Yıldız
12 Eki
6 dakikada okunur

1. Banka Hesabını Kullandırma Nedeniyle Dolandırıcılık Suçu Nedir?


Günümüzde internet üzerinden gerçekleştirilen alışverişlerde, sahte ilanlarda, yatırım ve kredi vaadiyle yapılan dolandırıcılık eylemlerinde üçüncü kişilere ait banka hesaplarının kullanıldığı sıklıkla görülmektedir. Dolandırıcılık eylemi kapsamında mağdurdan alınan paranın, doğrudan suçu gerçekleştiren kişinin hesabına değil, başka bir kişinin adına kayıtlı banka hesabına gönderilmesi mümkündür. Bu tür olaylarda banka hesabı sahibi hakkında da soruşturma başlatılabilmekte ve şartlarına göre Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık veya 158. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açılabilmektedir. Ancak banka hesabının suçta kullanılması ile hesap sahibinin dolandırıcılık suçunu işlediğinin kanıtlanması aynı şey değildir.

Hesap sahibinin cezai sorumluluğu belirlenirken yalnızca paranın kendi hesabına gönderilmiş olması değil; dolandırıcılık eyleminden haberdar olup olmadığı, diğer kişilerle birlikte hareket edip etmediği, suçun işlenmesine bilerek katkı sağlayıp sağlamadığı ve elde edilen menfaatten pay alıp almadığı gibi hususlar değerlendirilmelidir.


2. Banka Hesabını Başkasına Kullandıran Kişi Dolandırıcılık Suçundan Ceza Alır mı?


Banka hesabını veya banka kartını başka bir kişiye veren herkesin otomatik olarak dolandırıcılık suçundan sorumlu tutulması mümkün değildir. Ceza sorumluluğu, somut olayda gerçekleşen eyleme ve kişinin suçun işlenmesine yönelik kastına göre belirlenir.

Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesinde ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi düzenlenmiştir. Buna göre hiç kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.

TCK'nin 21. maddesi uyarınca suçun oluşması kural olarak kastın varlığına bağlıdır. TCK'nin 37. ve 39. maddeleri ise suçun birlikte işlenmesi ve suça yardım etme hâllerini düzenlemektedir. Bu kapsamda banka hesabını kullandıran kişinin dolandırıcılık suçundan sorumlu tutulabilmesi için, olayın özelliklerine göre, suçun işlenmesine bilerek ve isteyerek katıldığının veya suça kasten yardım ettiğinin ortaya konulması gerekir.

Örneğin;

  • Kişinin banka hesabını, tanıdığı birinin kendisine para göndereceği yönündeki açıklamasına güvenerek vermesi,

  • Hesaba gelen paranın hangi işlemden kaynaklandığını bilmemesi,

  • Dolandırıcılık mağduruyla hiçbir iletişim kurmamış olması,

  • Diğer sanıklarla suç işleme konusunda ortak bir iradesinin bulunduğunu gösteren delillerin olmaması,

  • Suçtan herhangi bir pay veya menfaat elde ettiğinin kanıtlanamaması,

somut olayın özelliklerine göre beraat değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Bununla birlikte bu hususlar tek başına ve her olayda beraat sonucunu doğurmaz. Hesap sahibinin savunmasının diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.


3. Yargıtay'a Göre Banka Hesabının Kullanılması Tek Başına Mahkûmiyet İçin Yeterli midir?


Yargıtay'ın banka hesabı kullandırma olaylarına ilişkin kararlarında temel mesele, hesap sahibinin suçla bağlantısının yalnızca şekli ve teknik bir bağlantıdan mı ibaret olduğu, yoksa dolandırıcılık eylemine bilerek katıldığını gösteren somut delillerin bulunup bulunmadığıdır.


Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 12.06.2025 Tarihli Kararı

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2022/5087 Esas, 2025/7122 Karar sayılı ilamı, banka kartını başka bir sanığa kullandıran kişinin dolandırıcılık suçuna iştirak edip etmediğinin belirlenmesi bakımından önem taşımaktadır.

Karara konu olayda sanık, diğer sanığa ait banka kartını suçtan habersiz şekilde kullandırdığını savunmuştur. Diğer sanığın beyanları da hesap sahibinin olaydan haberdar olmadığı yönündeki savunmayı desteklemiştir. Ayrıca mağdur ve tanık anlatımlarında hesap sahibini doğrudan suçla ilişkilendiren bir açıklama bulunmamıştır.

Yargıtay, dosya kapsamına göre sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğine ilişkin mahkûmiyet için yeterli kesin delil bulunmadığını değerlendirmiştir. Beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesini hukuka aykırı bularak hükmü bozmuştur.

Kararın hukuki önemi: Banka kartının başka bir kişi tarafından kullanılmış olması, hesap sahibinin dolandırıcılık suçuna iştirak ettiğini kendiliğinden göstermez. Sanığın suça katıldığına ilişkin yeterli ve kesin delil bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.


Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 04.06.2024 Tarihli Kararı


Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2021/16966 Esas, 2024/7470 Karar sayılı ilamı, banka hesabını kullandıran kişinin dolandırıcılık suçundan sorumluluğu bakımından dikkate alınabilecek kararlardandır.

Karara konu olayda sanık, hesabını tanıdığı bir kişiye, o kişinin kendi banka kartının iptal olduğunu söylemesi üzerine güvenden dolayı verdiğini ve hesabına gelen paradan pay almadığını savunmuştur. Diğer sanığın da hesap sahibinin olaydan haberdar olmadığı yönünde beyanda bulunduğu aktarılmıştır.

Yargıtay, sanığın diğer kişilerin dolandırıcılık eylemlerine iştirak ettiğini gösteren, mahkûmiyet için yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı hâlde mahkûmiyet kararı verilmesini hukuka aykırı bulmuştur.

Kararın hukuki önemi: Hesabın kullandırılması, hesap sahibinin suçun işlenmesine ilişkin bilgi ve iradesi somut delillerle ortaya konulmadan tek başına dolandırıcılık suçuna iştirak için yeterli kabul edilmemelidir.

Not: Yukarıdaki kararların somut olayları ve gerekçeleri, ele alınan dosyaya göre ayrıca incelenmelidir. Kararlar, banka hesabını kullandıran herkesin beraat edeceği şeklinde genel bir kural oluşturmaz. Ayrıca her somut olay için yeniden değerlendirme gereklidir.


4. Dolandırıcılık Suçunda Kastın İspatlanması Nasıl Yapılır?


Banka hesabının dolandırıcılık suçunda kullanıldığı iddiasıyla açılan ceza davalarında en önemli meselelerden biri, hesap sahibinin suçun işlenişinden haberdar olup olmadığının belirlenmesidir.

Savcılık ve mahkeme tarafından olayın özelliklerine göre değerlendirilebilecek başlıca deliller şunlardır:

Banka hesap hareketleri: Hesaba gelen paranın kısa süre içinde başka hesaplara aktarılması, nakit çekilmesi veya birden fazla şüpheli işlem yapılması araştırılabilir.

Para transferi ve menfaat ilişkisi: Hesap sahibinin gönderilen paradan komisyon, ücret veya başka bir menfaat alıp almadığı incelenebilir. Menfaat elde edilmesi önemli bir belirti olmakla birlikte tek başına her durumda suç kastını kanıtlamaz.

Telefon görüşmeleri ve mesajlaşmalar: Hesap sahibi ile dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdiği ileri sürülen kişiler arasındaki iletişim, suçtan haberdar olma ve iştirak iradesi bakımından önem taşıyabilir.

HTS ve dijital kayıtlar: İlgili telefon numaraları arasındaki iletişim ve olayla bağlantılı dijital veriler, hukuka uygun biçimde elde edilip dosyaya kazandırıldıkları ölçüde değerlendirilebilir.

Şüphelilerin beyanları: Diğer sanıkların anlatımları, tanık ifadeleri ve mağdurun açıklamaları birlikte değerlendirilmelidir.

Hesabın kullandırılma koşulları: Hesabın hangi gerekçeyle verildiği, tarafların birbirini tanıyıp tanımadığı, hesap sahibinin para üzerinde tasarruf yetkisi kullanıp kullanmadığı ve şüpheli işlemlerden sonra nasıl davrandığı araştırılabilir.

Bu delillerin hiçbirinin tek başına her olay için belirleyici olduğu söylenemez. Mahkemenin, delillerin tamamını birlikte değerlendirerek hesap sahibinin suçla bağlantısını ortaya koyması gerekir.


5. Banka Hesabını Kullandırma Nedeniyle Açılan Davada Beraat Hangi Hâllerde Gündeme Gelebilir?


Banka hesabı veya IBAN bilgisinin dolandırıcılık eyleminde kullanılması nedeniyle açılan ceza davalarında beraat kararı, özellikle suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması veya sanığın suç kastının ve iştirakinin kanıtlanamaması hâllerinde gündeme gelebilir.


5.1. Hesap Sahibinin Dolandırıcılık Eyleminden Haberdar Olmaması

Sanığın banka hesabını hangi amaçla verdiğine ilişkin savunması, diğer delillerle destekleniyor ve kişinin dolandırıcılık eyleminden haberdar olduğunu gösteren yeterli delil bulunmuyorsa beraat değerlendirmesi yapılabilir.


5.2. Suçtan Menfaat Elde Edildiğinin Kanıtlanamaması

Hesaba para gönderilmiş olması, hesap sahibinin bu parayı kendisinin aldığı veya dolandırıcılık gelirinden pay elde ettiği anlamına gelmez. Paranın kim tarafından çekildiği, başka hesaplara kimin yönlendirdiği ve nihai olarak kim tarafından kullanıldığı araştırılmalıdır.

Bununla birlikte suçtan menfaat elde edilmemiş olması da tek başına beraat için yeterli değildir; suça yardım etme gibi diğer iştirak biçimleri ayrıca değerlendirilebilir.


5.3. Diğer Sanıklarla Suç İşleme Konusunda Ortak İradenin Bulunmaması

Hesap sahibinin diğer sanıklarla tanışıyor olması veya aralarında ticari ya da sosyal bir ilişki bulunması tek başına iştirak iradesini kanıtlamaz. Bunun yanında, suçun planlanmasına katılma, mağdurla iletişim kurma, parayı yönlendirme veya suç gelirini paylaşma gibi olguların bulunması değerlendirmeyi değiştirebilir.


5.4. Mahkûmiyet İçin Yeterli Delil Bulunmaması

Ceza yargılamasında mahkûmiyet, varsayımlara veya yalnızca şüpheye dayandırılamaz. Sanığın atılı suçu işlediği, dosyadaki hukuka uygun delillerle yeterli şekilde ortaya konulmalıdır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin ikinci fıkrasında beraat nedenleri düzenlenmiştir. Özellikle yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde CMK m. 223/2-e kapsamında beraat kararı verilmesi gündeme gelebilir.

Somut olayın niteliğine göre diğer beraat nedenleri de değerlendirilmelidir.


6. Banka Hesabı Sahibinin Savunmasında Hangi Hususlar Önemlidir?


Banka hesabının dolandırıcılık suçunda kullanıldığı iddiasıyla yargılanan kişinin savunması, olayın gerçek akışını ve delillerin neyi gösterdiğini somutlaştırmalıdır.

Bu kapsamda;

  • Banka hesabının hangi gerekçeyle ve kime verildiği,

  • Hesap sahibinin mağdurla herhangi bir görüşme yapıp yapmadığı,

  • Hesaba gelen paranın kim tarafından çekildiği veya aktarıldığı,

  • Sanığın paradan menfaat elde edip etmediği,

  • Telefon kayıtları ve mesajların savunmayı destekleyip desteklemediği,

  • Diğer sanıkların hesap sahibinin bilgisi ve iradesi hakkındaki beyanları,

  • Banka kayıtları, kamera görüntüleri ve diğer dijital deliller,

dosya kapsamında incelenmelidir.

Savunmada yalnızca “Hesabımı kullandırdım ancak dolandırıcılığı bilmiyordum.” demekle yetinilmemesi; bu açıklamanın mümkün olduğu ölçüde somut delillerle desteklenmesi önemlidir.

Öte yandan, kişinin aleyhine yorumlanabilecek her banka işlemi suç kastının kanıtı olarak kabul edilemeyeceği gibi, savunmanın da diğer delillerle çelişmesi hâlinde mahkemece ayrıca değerlendirilmesi gerekir.


7. Banka Hesabını Kullandırma Suçunda Beraat İçin Yargıtay Kararlarının Önemi


Yargıtay kararları, banka hesabının dolandırıcılık eyleminde kullanıldığı iddiasıyla açılan davalarda delillerin nasıl değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyması bakımından önem taşır.

Yukarıda belirtilen Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2022/5087 Esas, 2025/7122 Karar ve 2021/16966 Esas, 2024/7470 Karar sayılı ilamlarında öne çıkan mesele, hesap sahibinin diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğini gösteren yeterli delilin bulunup bulunmadığıdır.

Bu kararlar değerlendirilirken şu hususlar göz önünde bulundurulmalıdır:

  1. Banka hesabının sanığa ait olması, suçun sanık tarafından işlendiğini tek başına kanıtlamaz.

  2. Sanığın suça iştirak ettiği sonucuna varılabilmesi için olayın özelliklerine göre kastı ve katkısı değerlendirilmelidir.

  3. Banka kayıtları, iletişim verileri, tanık beyanları ve diğer sanıkların açıklamaları birlikte ele alınmalıdır.

  4. Sanık aleyhine ileri sürülen iddiaların mahkûmiyet için yeterli olup olmadığı gerekçeli biçimde açıklanmalıdır.

  5. Her dosyada beraat veya mahkûmiyet sonucu, somut deliller ve uygulanacak kanun hükümleri çerçevesinde belirlenmelidir.

Yargıtay içtihatları savunmanın hukuki temelini oluşturabilir; ancak emsal kararın somut olaya uygulanabilirliği, olayların ve delillerin benzerliğine bağlıdır.


8. Sonuç


Banka hesabını başkasına kullandırma nedeniyle dolandırıcılık suçundan yargılanan kişilerin ceza sorumluluğu, hesabın kimin adına kayıtlı olduğundan ibaret bir değerlendirmeyle belirlenemez. Hesap sahibinin dolandırıcılık eylemini bilip bilmediği, suçun işlenmesine bilerek katkı sağlayıp sağlamadığı ve aleyhindeki delillerin mahkûmiyet için yeterli olup olmadığı araştırılmalıdır.

Sonuç olarak, banka hesabının dolandırıcılık eyleminde kullanılması tek başına mahkûmiyet için yeterli kabul edilmemeli; ceza sorumluluğu her olayın özelliklerine ve dosyada bulunan delillere göre belirlenmelidir.


Her olayın kendi içerisinde değerlendirilmesi önemlidir. Yukarıdaki bilgiler, genel bilgilendirme amaçlı olup hukuki tavsiye niteliğinde değildir. Hak kaybı yaşanmaması için avukat yardımından yararlanılmasını öneririz. İletişim bilgilerimize Anasayfadan ulaşabilirsiniz.

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

©2023, C&Y Hukuk - Av. Büşra Yıldız. Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page